RocK Forever - Rock müzik türleri

Rock müzik
Rock müzik aletleri
Rock müzik türleri
Rock1 forum
Rock Haberleri
Ziyaretçi defteri
Anketler
Yabanci Gruplar
Yerli gruplar



 

Punk Rock


ein Bild

Punk Rock, kökenleri 1974 ve 1975 yıllarına, ABD ve İngiltere'ye dayanan ve kendisini Ramones, Sex Pistols, The Damned, ve The Clash gibi gruplarla kanıtlamış düzen karşıtı rock muzik hareketidir.

Punk terimi ise, punk rock'a dayalı alt kültür için kullanılmaktadır. Bu altkültür agresif gençlik, kendine özgü giyim tarzı, Punk İdeolojisi ve D.I.Y. (do it yourself-kendin yap) etiğini kapsamaktadır.

Punk; kültür, politika ve estetiği ile kurumsallaşmış sanat teorileri ve bunu yaratan topluma, toplumsal sisteme karşı doğmuş bir reddediştir. Punk, sanatçıyı devrimci olarak görür, geleneksel ve kalıplaşmış davranış ve yaşam biçimine karşı yıkıcı bir tavır geliştirir. Bireyin kişisel gelişimini yönlendiren, yaşam biçimini şekillendiren toplumsal organizmayı her şeyin suçlusu olarak görür ve saldırmaktan çekinmez. Punk'a göre her şey alt üst olmalıdır; aykırı, ayrıksı giyim tarzı, sanat ve gündelik yaşamda sınırlann belirsizleştirilmesi, bilinçli kışkırtıcılık, kabul görmüş ve tekdüzeleşmiş yaşam biçiminin yeniden düzenlenmesi (ya da düzensizleştirilmesi) punk yaşam biçiminin devrimci taktikleridir.

Tarihi

Punk'ın kendini var ettiği sahne; ekonomik ve toplumsal buhranın yaşamın her alanını cenderede tuttuğu 1970'lerin son dönemlerindeki İngiltere'dir. Punk akımı; İngiltere'deki ekonomik bunalımdan büyük zarar gören işçi sınıfı gençleri arasında doğdu. "Geleceğin olmadığı'" hayatlarının para ve politik güç sahibi kişilerce yönetilen bir toplum tarafından önceden belirlendiği gerçeği, toplumsal dinamiği oluşturan gençlerin en büyük buhranıydı. Bu buhranın köklerinin fütürizm, dadaizm, nihilizm ve anarşizm felsefeleri ile buluşması ve yıkıcı eylem-yaşam (action-life) biçimine dönüşmesi kaçınılmazdı.

Punk Rock'ın ortaya çıkışı Ocak 1976'da Manhattan'daki East ViIIage'da bulunan CBGB and OMFUG adlı küçük bir kulüpte verilen konserlerden doğan'Punk' adlı derginin çıkışı ile başlar.

İsyankar CBGB and OMFUG (Country, Blue Grass, Blues and Other Music For Uplifting Gormandizers) sahnesi Punk dergisi yolu ile punk terimi ile kurduğu bağlantı, belli bir deneysel rock'n'rol akımını tarif edecek olan "Punk Rock" teriminin oluşması sürecinin ilk aşamasıdır.

Punk dergisinin ilk sayısı 1 Ocak 1976'da çıktı. Lou Reed ve Ramones ile ilgili yazıların yanı sıra John Holmstrom'un özgün otobiyografik çizgi dizisi "Joe", Leqs Mcneil'den şehvetli kadınlarla ilgili "foto karikatür öykü"sü yer alıyordu. Punk'ın ilk sayısı 3000 adet basıldı. Ve sadece New York'ta dağıtıldı. Dergi son çıkış tarihi olan 1979'ta 25.000 adet basılıyor ve dünya çapında 2000 aboneye ulaşıyordu.

Punk dergisinin İngiliz punk akımına da grafik anlayışı yönünden önemli etkileri olmuştu. İngiliz punk rock'ının ilk fanzini "Sniffin' Glue" adıyla Temmuz 1976'da Londra'da çıkmaya başlar. Daha sonra; Ripped and Tom rotten to the Core, London's Burning, Live Wire, Vive La Resistance ve Heat adlı fanzinler İngiliz karşıt kültürünün sözcüleri oldular.

Punk Rock stili Londra'nın güneybatısındaki ve Kings Rood civarındaki heterojen gençlik söylemlerinden, yaşam biçiminden oluşmuştu. Şüphesiz ki punk rock'ı tetikleyenler arasında, androjen görüntüsü ile fetişleştirilen fenomen David Bowie'nin glitter rock'ı, Ramones, Heartbreakers, Iggy Pop, Richard Hell gibi kişi ve gruplar vardır. 1960'ların moda alt kültürünü, bazı blues gruplarının melodik alt yapısını ve isyanını, northem soul ve reggae'den alınma unsurları da punk müzikal kaosunda bulmak mümkün.

Punk kültürü 1980'ler ve 1990'larda İngiltereden Kuzey Amerikaya yayıldı ve hardcore denilen yeni bir müzik stili yaratıldı. Avrupalıların yaptığı müziğe göre daha hızlı olan ve daha agresif vuruşlar barındıran bu yeni tarzdan sonra skate punk ve Straight Edge gibi farklı tarzlar da ortaya çıktı

Punk'ın başlamasıyla büyük kayıt şirketleri underground punk kültüründen kar sağlamayı istediler. Çogu kesimde bu olay büyük direnç kazandı çünkü bu punk ahlak sistemine zıt bir davranıştı ve çoğu punk grupları kendilerini büyük kayıt şirketleri tarafından kar motivasyonuyla tehdid edildiklerini hissettiler.

1980'lerde Pasifik kuzeybatı Amerikada yapılan punk muzik "grunge" olarak anılmaya başladı. Nirvana ve Pearl Jam gibi başarılı grunge müzik grupları müziklerinde heavy punk etkisini gösterdiler. Bu grupların oluşturduğu ticari başarı diğer punk sitillerininde yolunu açtı ve çok iyi bir başarı sağlayan power-pop ya da pop-punk tarzı oluştu. Pop-punk gruplarına örnek olarak: Simple Plan, Good Charlotte ve Sum 41 başarılı pop-punk gruplarıdır

Orjinal punk kültürünün savunucuları punk'taki ticarileştirmeye karşı çıkıyorlar, özellikle pop-punk'ı eleştiriyorlar çünkü bazıları punk kültürünü popüler olarak tanımlıyor ve böyle kalması gerektiğini söylüyor, ancak popüler olmak punk külürünün ana fikrine meydan okur.

Punk alt kültürü

(Punk alt kültürü hakkında ayrıntılı bilgi için bakınız: Punk Kültürü)

Punk, kendi giyim tarzı, felsefesi, edebiyatı (fanzinler), dansları (punk showları) ve görselliği ile sağlam bir alt kültür oluşturmuştur. Oluşturduğu kültür popüler kültüre kaynaklık etmekle beraber kendi içinde alt kültürler de oluşturmuştur.

Punk showları

Punk konserleri, punk giyimi ve sanatı gibi yıkıcıdır. Değerlere yönelik birer saldırıdır. Punk'ın kışkırtıcılık politikasının bir parçası olan gruplar konser sırasında, seyircisi ile şiddet, yıkım gösterisi sergilerier. (Sahneye kusmak, tükürmek, havada uçuşan içki şişeleri, sandalyeler , grup dansı) Punk'ın bu sadomazoşist eğilimi aslında, punk'ın diğer tahripkar unsurlan gibi belli bir şeye dikkat çekmek üzere kullanılan bir şok taktiğiydi. Punklar toplumu nasıl gördüklerini anlatmak istiyorlardı: Anarşi istiyorlardı, yeni bir müzik tarzı geliştirmek ve bu müzik tarzının kaosunu paylaşmak, çoğaltmak istiyorlardı. Punk konserleri ekspresyonist performansı ile "şimdi ve burada"dır. (now-and-here) Ekspresyonizmin sembolü haline gelen Çığlık punkta hem şarkılarında hem de grafik tasarımlannda kendini gösteren bir motiftir: yüksek desibel seviyesi,izleyici ile grup arasında fiziksel ve duyusal etki punk konseri "yaşamalanı" içindedir. O an'ın içinde yaşanılanlar zamandan ve mekandan soyutlanmış kaostur.

Punk Rock'ın gelişimi Amerika ile İngiltere arasındaki kültürel alışverişle hız kazanmıştı. Velvet Undergound, New York DolI ve Ramones gibi New York'lu gruplar, 1965'te başlayıp 1970'ler boyunca devam eden bir süreçte, bilinçli bir biçimde "sokak kültürünü" işlemiş ve geleceğe karamsar bakan yeni bir tür müzik üretmişlerdir. (Bu gruplar sadece punk rock'ın değil hard'n' heavy, heavy metal ve türevIerinin de doğuşunda da etkili olmuşlardır.)

"Punk" kelimesi

"Punk", "Punk Rock", "Punk Kültürü" tam da punk'ın istediği gibi açık bir biçimde tanımlanamamıştır. (Standardize edilerneme, kategorize edilememe) Punk; ilk çıkışı 1975'te belirli bir rock and roll türünü ve kendisi ile iIişkilendirilen gençlik alt kültürünü anlatmak için kullanılmaya başlansa da, 80'ler sonrası ticari rock müziğin türevlerini tanımlamak için kullanılmaya başlanmıştır. Punk 'underround rock', 'new wave', 'new music', 'street rock', 'power pop', 'avant-punk' ve 'hardcore' gibi terimlerle özdeşleşen anlamlarda da kullanılmıştır.

Punk sözcüğünün kökleri de bulanıktır. İngilizcede ilk olarak fahişe ile eşanlamlı olarak ortaya çıkar. Funk ve Wagnalls İngilizcenin Yeni Standart Sözlüğünde şöyle tanımlanır:

  • ı.Çürümüş tahta, bitkisel kav, değersiz nesne, boş konuşma.
  • 2. Yumrukla yapılan saldın ya da darbe.
  • 3. Genç Haydut, hayta, serseri.
  • 4. Devrimcilik, Düzensizlik.

Bu sözcük tanımları bilgilendirici olsa da punk'ı tanımlamaz.

Günümüzde Punk

Ramones ve Sex Pistols gibi grupların ağır, hızlı, müzikleriyle sistemi sarstıkları günlerin ardından 30 yıl geçti, ve bugün punk rock hiç olmadığı kadar büyük bir kitleye hitap eder oldu. "Pop punk" grupları, MTV'de büyük başarılara imza atarken, grup üyeleri ve dinleyiciler, geçmişteki grupların devrimci meşalesini günümüze taşımak için çok genç ya da acemi. Çünkü aynı zamanda, punk insanlara arabadan votkaya birtakım şeyler satmak için ticarileşen bir müziğe dönüşmekte ve pek çok genç için saç boyamak veya piercing takmaktan öte bir anlam ifade etmemekte. Bugünün kapitalist dünyasında, rahatsız, toplum karşıtı punk ruhu gerçekten canlı kalabilir mi?

Evet. Bugün pek çok punk, "Punk ölmedi" derken, hızlı, gürültülü ve dikbaşlı herşeyi kutlayan bu altkültürün, kitleleri de ardına alarak hala canlı olduğunu kastediyor.

Türkiye'de punk-rock

 

İstiklal Caddesi'nde Yapıkredinin camekan önünde punklar

Türkiye'de punk-rock yapan pek çok grup vardır. Çoğunlukla punk rock yapan gruplar ska, emo gibi tarzlara da kaymaktadır. Bunların arasında ana akım bir grup olan Athena'da vardır. Aynı zamanda Taksim punk sahnesi, Ankara punk sahnesi ve İzmir Punk sahnesi hareketlidir.

Önemli gruplardan biri Rashit'tir. En eski türkçe punk rock gruplarından biridir. Geçen senelerde Rock'n Coke'a çıkması tepki toplamış da olsa kendine özgü bir hayran kitlesi vardır.

Kurban grubuda ikinci albümlerinde taşıdıkları punk ruhunu ortaya çıkarmışlardır. Yalan, yosma, hayvan gibi punk şarkıları Sert adlı ikinci albümlerinde yer almaktadır.

Daha sonra Kurban grubunun müzikal birlikteliğine verdiği 2 senelik arada grubun solist ve gitaristi Deniz Yılmaz Panik adlı punk grubuna bassör ve back vokalist (aslında solist sayılır.Albümün yarısında kendisi söylemiştir.) olarak katılır. Aynı zamanda grubun prodüktörlüğünüde üstlenir. Ve ortaya Almayan böyle olsun isimli bir punk albümü çıkar.

Türkiyede indie yapan tek grup olarak "The Revolters"'i örnek verebiliriz.

Ayrıca Bursa'lı bir grup olan Deli, ÖsYeMe isimli şarkısı ile oldukça ses getirmiştir.Devamında bu sükselerini İnleten nağmeler(blz) adlı progressive rock albümleriyle devam ettirmişlerdir. Bunun yanı sıra Deli Gömleği, Kağıt Uçak, Dengesiz Herifler, Etiketin Yarısı, Kilink, Allahsız Tospağalar gibi daha pek çok grup Türkçe Punk Rock yapmaktadır.

Son yıllarda indie ve punk müziğin brit soundunda kaynaşmasıyla dünyada "guitar band" olarak anılan indie-punk gruplarının artışı ve başarısı Türkiye'ye geçte olsa yansımıştır.The Revolters,Well Behaved,Suitcase gibi gruplar hatırı sayılır bir dinleyici kitlesi elde etmişler ve dikkat çekmişlerdir.

Hard Rock


ein Bild

Hard rock, kökenleri 1960 başları garaj rock'ı ve psychedelic rock'a dayanan bir rock and roll tarzıdır. Elekro gitar, bas gitar ve davulların sert şekilde kullanılması tipik özelliğidir. Hard Rock terimi, genellikle punk rock, grunge, alternatif metal ve heavy metal gibi Pop rock radyo müziklerinden daha sert olan rock tarzlarını tek bir çatı altında toplayan ana kategorilerdendir.Ayrıca Blues Rock'tan türemiş bir müzik türüdür.

 Metal


ein Bild

 

Metal, rock müziğin daha sert ve agresif olan türüdür.

Distorsiyon (Distortion) gitarlar, vahşi (brutal) ve çığlık (scream) vokaller, hızlı ritimler içerir. Bunun yanısıra içerisinde bir çok türe ayrılan metal müzik, bu tarzın dinleyicileri için her tür sesi içinde barındırır. Bilinen en ünlü metal grupları içerisinde Black Sabbath, At Vance, Stratovarius, Therion, Destruction, Iron Maiden, Helloween, Judas Priest, Manowar, Megadeth, Metallica, Annihilator, Blind Guardian, Death, In Flames, Lamb Of God, Pantera, Slayer, Children of Bodom ve AC/DC gibi gruplar örnek gösterilebilir. Thrash Metal / Speed Metal, Death Metal, Black Metal, Gothic Metal, Doom Metal, Heavy MetalMelodic Death Metal, Dark Metal, Oriental Metal gibi bölümlere ayrılır.

Metal Müzik Tarihi

Heavy Metal ne zaman başladı? Buna yanıt vermek oldukça zor. Bu konuda isim yapmış Rock yazarlarının çoğu ilk Heavy Metal eserleri olarak Kinks grubunun "You Really Got Me" ve Who'nun "My Generation" şarkılarını gösterirler. 1964'e denk düşen bu parçaları Modern Heavy Metal parçaları ile karşılaştırıldığında aralarında çok büyük fark olduğu görülmektedir. Müzik yaşantısını hala sürdüren Alice Cooper (Gerçek adıyla Vincent Fournier), lise yıllarında kurduğu grubu The Spiders ile ilk gerçek Heavy Metal sanatçısı ünvanını tartışmasız bir şekilde alır. Gerçi Cooper'ın da günümüzdeki anlamıyla Metal yapmaya başlaması 1971 tarihli klasiği "Love It To Death" ile olur.

1966 yılı ile birlikte sözsel ve enstrümental sertliğini yavaş yavaş artıran Rock, kökleri olan Rock n'Roll ve Blues'dan biraz daha uç noktalara kaymış ve "Hard Rock" tabiri ilk defa kullanılmaya başlanmıştır. 1965 - 1970 yılları arasında müziklerine Hard Rock denilebilecek gruplar da doğmaya başlamıştır. Golden Earring, Cream, Jimi Hendrix Experience, Led Zeppelin, Vanilla Fudge, Iron Butterfly, Steppenwolf, Blue Cheer, MC5, Deep Purple, Grand Funk Railroad, Free, Uriah Heep, Mountain, Humble Pie, Bloodrock, Black Widow, Cactus ve Black Sabbath bu türün öncüleri arasındadır. Heavy Metal terimi ise ilk kez Steppenwolf'un ünlü parçası "Born To Be Wild"da, motosiklet gürültüsünü tanımlayan "heavy metal thunder" tamlamasında kullanılmıştır.

Cream ve Jimi Hendrix Experience, Heavy Metal'e ticari anlamda hayat veren ilk gruplardır. "Sunshine Of Your Love" ve "White Room"daki sert Eric Clapton gitarları ile Cream, yıllar sonra kurulacak metal gruplarını derinden etkilemiştir. Bir diğer efsanevi grup ise Heavy Metal'in en büyük efsanesi Jimi Hendrix'in taşkın gitarını temel alan Jimi Hendrix Experience'dır. "İnsanlar salamura gibi üstüste yığılmışlardı. Onları harekete geçirmek için gürültülü müzik yapmaya karar verdim" diyen Hendrix bir bakıma Heavy Metal'in de temel mesajını vermektedir. Iron Butterfly da 19 dakikalık unutulmaz klasiği "Inna Gadda da Vida" ile daha sonraları bu tarz müziğin önemli unsurları olacak davul ve gitar sololarına ilk örnekleri vermiştir.

ABD'de Bad Company ve UFO gibi gruplar patlama öncesi Heavy Metal'in temelini oluştururlarken, asıl patlamayı gerçekleştirecek gruplar İngiltere'de kurulma aşamasındadır. Deep Purple klasik müziğe de yakın tarzda ilk albümlerini yayınlarken, daha depresif söylemiyle Led Zeppelin Hard Rock ile Heavy Metal arasındaki ince çizgide durmaktadır. Ama bir grup vardır ki patlamanın tek başına ateşleyicisi olacaktır: Black Sabbath. 70'lerin başında Hard Rock / Heavy Metal tarzı müziğin kralları sayabileceğimiz bu üç İngiliz grubuna kısaca değinmekte fayda var.

Deep Purple, Rock dünyasında o ana kadar görülmemiş kompozisyonlar ve cesaret isteyen enstrümental teknikler getirmiştir. Bunda iyi bir klasik müzik dinleyicisi olan Jon Lord ile gerçek bir gitar ustası olan Ritchie Blackmore'un payı büyüktür; tabii bir de muhteşem sesiyle Ian Gillan'ın. Progressive Rock örnekleri sayabileceğimiz ilk üç albümünün ardından bir de Londra Senfoni Orkestrası ile klasik müzik konseri veren ve bunu albüme döken grup, biraz da Blackmore ve gruba yeni giren Gillan'ın baskıları ile daha sert müziğe döner ve muhteşem "In Rock" 1970'te yayınlanır. Bunu izleyen "Fireball" ve "Machine Head" gruba Hard Rock krallığını getirecektir. "In Rock"tan muhteşem "Child In Time" ve "Machine Head"den unutulmaz "Smoke On The Water" gruba tartışılmaz bir konum kazandırmıştır. "Fireball", "Highway Star" ve daha sonraki eserlerinden "Burn" gibi enerjik parçaların yanında "Lazy", "Mistreated" gibi depresif parçalar ile adlarını Rock tarihine yazdırmışlardır.

Led Zeppelin'in müziği Purple'ınki ile karşılaştırıldığında biraz daha serttir. Onda klasik müzik havası veren tuşlu çalgılar ve teknik isteyen ama sonu belli bir tarzdaki gitar soloları yoktur. Zeppelin'in gitar soloları daha uçuktur ve beklenmedik yönlere gider. Davul daha vurucudur, asla arka planda kalmaz. Sözler daha sert ve daha tabu konularla ilgilidir. Önceleri, Eric Clapton ve Jeff Beck gibi efsanevi gitaristler çıkaran Yardbirds'de çalan Jimmy Page ve solist Robert Plant'in önderliğinde oluşturdukları tarz ile Heavy Metal'e satanik damgası vurulmasına yol açacak ilk gruptur Led Zeppelin. Sonrasında grubun başarı için ruhlarını şeytana sattığı, bir çok şarkı sözlerinde gizli gizli şeytanı ve satanizmi öven sözler olduğu söylenecektir. Biraz da bunun ve isimsiz ilk dört albümün yarattığı gizemle grup hatırı sayılır bir kitleyi kendine bağlamıştır.

Reggae'den folka bir çok değişik müzik tarzını Heavy Rock potasında erittikleri müzikleriyle adlarının yanına "Tüm zamanların en çok bilinen Heavy Metal grubu" ünvanını da ekleyeceklerdir. Bunda hala bile ABD radyolarında en çok istek alan parça olan "Stairway To Heaven"ın da etkisi büyüktür. Bunun yanında "Whole Lotta Love", "Black Dog", "Dazed And Confused", "D'yer Mak'er" gibi klasiklerini de unutmamak gerekir. Daha geç dönem eserleri arasında da "Kashmir", "Achille's Last Stand" gibi uzun ve sağlam bestelerini saymak gerekir.

Grubun "rock till you drop" tarzı konserleri ise saatler süren ayinlere dönmektedir. Enerji ve adrenalin üst düzeydedir; bir de konser alanının üstünü kaplayan marihuana dumanı. Sonradan bir çok metal konserinde görmeye alışacağımız uzun gitar ve davul soloları ilk defa Zeppelin tarafından gerçekleştirilmiştir. John Bonham'ın kendini kaptırdığı konserlerde 1 saate varan davul soloları attığı anlatılır efsanelerde! Ve Black Sabbath. 30 yıl sonra dönüp bakıldığında ve günümüz şartlarına göre değerlendirildiğinde Deep Purple ve Led Zeppelin'e ancak Hard Rock grubu denilebilecekken, Black Sabbath tartışılmaz bir şekilde Heavy Metal'dir. Bu yüzden grubun Heavy Metal tarihindeki yeri eşsizdir. Yoğun, karanlık, uğursuzluk kokan müzikleri ve adeta çatırdayan gitarları ile yepyeni bir tarz getirirler Rock müziğe. Gitarist Tony Iommi ve grup arkadaşları Ozzy Osbourne, Geezer Butler ve Bill Ward, iki klasik albüm "Paranoid" ve "Master Of Reality" ile bunlarda yer alan klasikler "N.I.B.", "Paranoid" ve "Children of the Grave" ile Heavy Metal'e yön çizerler. Metallica ve Nirvana gibi yıllar sonra kurulacak gruplar müzikal yönelimlerini, üyelerinin gençliklerinde dinledikleri Black Sabbath klasiklerinden alacaklardır. Ciddi bir şekilde bakıldığında Black Sabbath öyle bir gruptur ki saf Heavy Metal'in, yetmişlerin sonunda patlayacak Punk/Metal tarzının, seksenlerin sonu doksanların başında Seattle'da patlayacak Grunge'ın, Kuzey Avrupa ülkelerinde çıkış bulacak satanik söylemli Black Metal'in temelinde durmaktadır.

Her ne kadar Satanizm'i Heavy Metal'e Led Zeppelin'in soktuğu kesin olsa da bunu en iyi kullanan grup Black Sabbath olur. Giyimlerinden sahne düzenlemelerine, şarkı sözlerinden albüm kapaklarına kadar her konuda buram buram şeytan kokmaktadır grup. Normal olarak grubun, sıradan ebeveynler üzerinde yarattığı infial büyüktür. Yıllar yılı sürecek Heavy Metal düşmanlığının temelleri de Sabbath'in özellikle de asi solistleri Ozzy'nin kişiliğinde toplanan tepkiler ile atılır.

Yetmişlerin ortalarında, yedi yeni grup sahneye çıkar ve farklı yönlere doğru giderek bir Heavy Metal yelpazesi oluşumuna katkıda bulunurlar. Judas Priest, bu tarz müzikte çift solo gitarist kullanan ilk grup olur. Aerosmith blues'a geri dönüş ile birlikte seks ve uyuşturucuyu da getirir






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Siteniz:
Mesajın:



Site hakkindaki görüsleriniz
Güzel olmus
İğrenç olmuş
Eksikleri var(bu cevabi verdiyseniz forumdaki ve yorum ve öneri bölümüne eksikleri yazabilirsiniz)

(Sonucu göster)


Rock1 e hosgeldiniz Foruma üye olarak birçok rock grup ve santçısının albümlerini indirebilirsiniz Rock1 de site yöneticisi olmak isteyenler melihcan_oner@hotmail.com dan bana basvursun

Bugün 8 ziyaretçi (30 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=